Gelecek paylaşım savaşları su ve gıda üzerinden çıkacaksa bu topraklara ve doğaya sahip çıkmak zorundayız . Susuzluğun bu yıl yaşattıklarını unutmayalım . Yanan ormanların sonucunda oluşan seller şimdilik sadece yollarımızı kapatıyor ve biz sadece seyrediyoruz .
Söke ovasında geçen yıl kullanılan kimyasallar yaklaşık 3 milyar TL tutarında . Organize sanayinin saldığı kimyasal atıkları bilmemiz ise imkansız .
Gariptir ki devletin hala bir tarımla ilgili gelecek öngörüsü yok .Bakın 1923 - 2003 yılları arasında Ziraat bankasının Tarıma verdiği destek zararları 25 milyar dolar civarındadır ,
Koy üzerine 40 milyar dolar devlet sübvansiyonlarını seksen yıl da 65 milyar dolar . Oysa günümüzde iş dünyasına sadece 2025 yılında verilen teşvikler ve vergi indirimleri 90 milyar dolardır .
Açın bütçe raporlarını okuyun bir yıl da verdiklerinizin yarısını çiftçilere 80 yıl da vermişsiniz .
Gümrük birliği garabetini saymıyorum bile , hala zeytin yağını AB ülkelerine cam şişede satamıyorsunuz .
Sürdürülebilir tarım için ciddi planlamalara ihtiyaç vardır . Oluşan monopol ve oligopol yapılara karşı ulusal destekler zorunludur .
Yoksa ulus üstü bu yapılar Türk tarımını ve geleceğini yok edecektir . Üretime ve verimliliğe giden yol planlamadan geçer.